Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Kölelik- Kast

Tabakalaşma Dizgeleri

 

Sosyologlar, insan toplulukları için­deki gruplar ve bireyler arasında varolan eşitsizlikleri açıklamak amacıyla toplumsal tabakalaşmadan söz ederler. Genel olarak tabakalaşmayı, varlık veya mülk anlamıyla düşünürüz, fakat, aslında tabakalaşma toplumsal cinsiyet, yaş, dinsel bağ veya askeri rütbe gibi diğer nitelikler nedeniyle de ortaya çıkar.
Bireyler ve gruplar, tabakalaşma şemasındaki kendi konumlarına daya­nan farklı (eşitsiz) karşılığa ulaşmaktan hoşlanırlar. Böylece tabakalaşma, insanların ayrı gruplanmaları arasındaki yapısal eşitsizlikler olarak basitçe tanımlanabilir. Tabakalaşmayı daha çok yerin yüzeyindeki kayaların jeolojik katmanlarına benzer olarak düşünmek faydalı olabilir. Toplumları, bir hiyerarşi içinde, tabana yakın az ayrıcalıklılarla, tavandaki daha fazla kayrılmış olanlar­ dan oluşan "katman"lar olarak görebiliriz.

Bütün tabakalaşmış toplumsal dizgeler şu özellikleri taşırlar:

1 Sıralama, birinin diğeriyle belirlenmesi veya birbirleri ile zorunlu etkileşim içinde olmaksızın, bir ortak özelliği paylaşan insanların toplumsal kategorilerine uygulanır. Örneğin, kadınların erkeklerden veya zenginlerin yok­sullardan farklı olarak sıralanması. Bu belirli bir kategorideki insan­ların kendi sıralanmalarını değişti­remeyeceği anlamına gelmez; yinede bu, aynı zamanda bireyler; başka bir kategoriye geçtiklerin de bile o kategorinin hala varolacağı anlamı­na da gelmez. 

2 İnsanların yaşam deneyimleri ve olanakları ciddi biçimde onların hangi toplumsal kategoride bulunduklarına bağlıdır. Erkek veya kadın, siyah veya zenci, üst sınıfta veya işçi sını­fında olmanız, yaşam olanaklarınız anlamında büyük bir fark yaratır. Genelde bu, kişisel çaba veya iyi talih (bir piyango kazanmak gibi) anlamında bir istisnai durum dışında geçerlidir.

3. Farklı toplumsal kategorilerin sıra­ lanması, yaman içinde yavaşça değiş­ meye eğilimlidir. Örneğin Britanya toplumunda, yalnızca son zaman­ larda kadınlar erkeklerle eşit olmayı başarmışlardır.

Toplumların tabakalaşması, insanlık tarihini baştan başa değiştirmiştir. Toplayıcılığa ve avcılığa dayanan, ilk dönemdeki insan topluluklarında -te­mel olarak pek az paylaşılmış kaynak ve zenginliğin olması nedeniyle- çok az tabakalaşma vardı. Tarımsal üretimin gelişmesi, dolayısıyla hatırı sayılır oranda zenginleşmenin artması, sonuç olarak tabakalaşmada büyük bir artış sağladı. Tarım toplumlarındaki toplum­sal tabakalaşma, dipteki pek çok insan ile yukarı gittikçe birbirini izleyen az sayıda insanla, gittikçe bir piramidi andırmaktadır. Bugün sanayi ve sanayi sonrası toplumlar, aşırı derecede kar­maşıktır; tabakalaşmaları daha yüksek bir olasılıkla, çok sayıda insanın ortada ve ortanın alt derecesinde (bizim orta-sınıf dediğimiz), pek az insanın tabanda ve çok az insanınsa tavanda yer aldığı bir göz yaşı damlasına benzemektedir. Tarihsel olarak, dört temel tabaka­laşma dizgesi ayırt edilebilir: kölelik, kast, mülk sahipleri ve sınıf. Bunlar, kimi zamanlar bir diğeriyle birlikte bulunabilir: Örneğin kölelik, Antik Yunan'da, Roma'da ve 1860'daki iç savaştan önce Güney Birleşik Dev­ etler'de diğer sınıflarla yan yana bulunuyordu.

 

 Kölelik

 

Kölelik, bir takım insanların başka insanlar tarafından sahiplenildiği, eşitsizliğin uç bir biçimidir. Köle sahibi­nin yasal durumu farklı topluluklar arasında oldukça değişiktir. Diğer toplumlarda durumları uşaklarınkine benzerken, bazı zamanlarda ise köleler neredeyse yasaların verdiği tüm haklar­dan yoksun bırakılmıştılar -Birleşik Devletlerin güneyindeki plantasyon­lar da olduğu gibi. Örneğin Antik Yunan kent devleti Atina'da bazı köleler, yüksek sorumluluk gerektiren yerlerde bulunuyorlardı. Politik konumlardan ve askerlikten dışlanmışlardı, fakat başka birçok mesleğe kabul edilmişlerdi. Bazıları okur yazardı ve devlette yönetici olarak çalışıyordu; birçoğuda el sanatlarında ustaydı. Elbette köle­lerin bir çoğu böylesi bir şansa güvenmezdi. Daha az şanslı olanların günleri maden ocaklarında sıkı çalışmayla başlıyor ve öyle de bitiyordu. Tarih boyunca köleler boyunduruk altında olmaya karşı mücadele etmiş­lerdi; İç Savaştan önceki Güney Amerika'daki köle isyanı, buna bir örnektir. Böylesi bir direnişten dolayı köle işçiler düzeni değişmeye eğilim­lidir. Yüksek üretkenlik, yalnızca sürekli denetim ve zorbaca cezalar yoluyla sağlanabiliyordu. İşçi köle düzeni kısmen kölelerin kışkırttığı çabalar nedeniyle kısmen de insanları zorla­mayla yapılandan daha çok üretmeye güdüleyen ekonomik veya başka dürtü­ler nedeniyle en sonunda bozulmaya başladı. Kölelik basitçe ekonomik açıdan verimli değildi. Üstelik onsekizinci yüzyıl içinde, Avrupa ve Amerika'da bir çok insan, köleliğin ahlaksal yanlışlığını anlamaya başladı. Bugün kölelik, dünyanın hiçbir ülkesinde yasal değil ama yinede bazı yerlerde varolmayı sürdürüyor. Son araştırmalar insanların zorla ve istekleri dışında alıkonulduklarını belgelemiştir. Pakistan'daki tuğla ustalarının köleleştirilmesinden Tayland'daki seks köleleri ve İngiltere ve Fransa gibi göreli zengin ülkelerdeki bölgesel kölelere kadar kölelik bugün dünyada bugün de ihlal edilen en önemli insan haklarından biridir (Bales 1999).

 

Kast

 

Kast, bir kişinin toplumsal konumunun yaşam boyu belirli olduğu toplumsal düzendir. Bundan dolayı kast toplumlarında, farklı toplumsal seviye­ler birbirine kapalıdır, yani tüm bireyler yaşamları boyunca doğdukları toplum­sal seviyede kalmak zorundadırlar. Herkesin toplumsal konumu, doğumla kazanılan ve bundan dolayı sonradan değişileceğine inanılmayan kişisel öz niteliklerine -soy ve etnik bağ gibi anlaşılan (çoğunlukla fiziksel öz niteliklere ve ten rengine dayanan), ataların­dan gelen din ve kast- dayanır. Bir kişi, bir kastın içende doğar ve yaşamı boyunca da bu kastta kalır. Bir bakıma kast toplumları, sınıfsal konumun do­ğumla kazanıldığı, sınıflı toplumların özel bir türüdür. Bunlar, 1992'de beyaz  yasalarının sona ermesinden önceki Güney Afrika'da ve Hindistan'ın kırsal kesimlerinde olduğu gibi, gelişmemiş sanayici kapitalist toplumlar olan tarım toplumlarına özgüdür.

Kast düzenleri modern zamanlar­dan önce dünyanın tümünde bulunu­yordu. Örneğin Avrupa'da, Yahudiler sık sık başka bir kast olarak görülmüş, kısıtlı belli bir mekanda yaşamaya zorlanmışlar ve Yahudi olmayanlarla evlenmeleri (bir dereceye kadar etki­leşim kurmaları da) yasaklanmıştır. “Getto” terimi, Venedik sözcük olan “dökümhane”den türemiştir, ilk resmi Yahudi sitesi, 1516'da Venedik hükümeti tarafından kurulmuştur. Sonuç olarak terim, A.B.D. kenderindeki, kast benzeri ırksal nitelikleri ve etnik farklılıklarıyla azınlık mekanlarını betimlemek için kullanılmadan çok önceleri Yahudilerin yasal olarak yaşamaya zorlandığı Avrupa kenderindeki bu kesimleri dile getirir olmuştur. Kast düzenlerinde, diğer kastların üyeleriyle bağlantı kurmak şiddete caydırılmıştır. Böylece kastın “arılığı”, yasalar ve geleneklerin gerektirdiği biçimde bir toplumsal öbek içindeki biriyle evlilik olan, iç evliliğin kuralları yoluyla sürdürülmüştür.

 

Hindistan ve GüneyAfrika'da Kastlar


Dünyanın geriye kalanındaki birkaç kast düzeni ciddi bir biçimde küreselleşme tarafından tehdit edilmektedir. Örneğin, Hindistan kast düzeni Hint dinsel inançlarını yansıtır ve iki bin yıldan daha eskidir. Hint inançlarına göre, her biri daha genel mesleki kümelerle bağlantılı dört tane temel kast vardır. Bu dört kast, tepede rahmanlar (bilgin ve ruhsal önderler), onun altında Ksyatriyaslar (yönetici ve askerler) daha sonra Vaisyaslar (çiftçi ve tüccarlar) ve en son olarak da Shudraslar (işçiler ve esnaflar)'dan oluşur. Bu dört kastında altında olanlar, bütün zararla­ rından sakınılması gereken -adlarının da açıkladığı gibi- “dokunulmazlar” veya dalitler (sıkışmış insanlar) olarak bilinirler. Dokunulmazlar, toplum içindeki insanların artıklarını temizle­mek gibi en kötü işlerle sınırlandırılmış­lardır ve kendi yiyeceklerini sık sık dilenerek ve çöplerde arayarak edinirler. Hindistan'ın geleneksel bölgelerinde bugün bile yüksek kasttan kişiler, dokunulmazlarla fiziksel olarak temas etmemeye dikkat ederler, çünkü tek bir dokunuş bile bir temizlenme ritüelini gerektirir. Hindistan 1949 yılında kasdar temelinde ayrımcılığı yasadışı ilan etti, fakat kast düzeninin görünüm­leri, özellikle de kırsal bölgelerde, bugün tüm kuvvetiyle varolmayı sürdürmektedir.

Hindistan'ın modern kapitalist ekonomisi, ister işyerinde olsun ister uçak ve restoranda olsun farklı kastlardan insanları bir araya getirdiği için, kast düzenini sağlam tutmak için gerek duyulan katı engelleri sürdürmek giderek zorlaşmaktadır. Hindistan gittikçe daha çok küreselleşmeden etkilenmektedir ve öyle görünüyorki kast düzeninin gelecekte daha da zayıflayacağını varsaymak mantıklıdır.

1992 yılında yürürlükten kaldırıl­madan önce, apartheid olarak bilinen Güney Afrika kast düzeni siyah Afrikalıları, Hindistanlıları, “Renklileri” (karışık ırklardan insanları) ve Asyalıları beyazlardan ayırıyordu. Bu durumda kast, tümüyle ırklar üzerine dayanıyordu. Toplam nüfusun yalnızca yüzde 15'lik kısmını oluşturan beyazlar, neredeyse ülkenin bütün zenginliklerini denetliyordu, kullanılabilir alanların çoğuna sahiptiler, en önemli işlerle, sanayileri işletiyorlardı ve siyahların oy hakkı olmadığından politik güç üzerinde tekelleri vardı. Nüfusun üçte ikisini oluşturan siyahlar bantustalarında ('ülkelerinde') yoksulluğa terk edilmişlerdi ve yalnızca beyaz azınlık için çalışmalarına izin veri­liyordu.
Apartheid, yaygın ayrımcılık ve baskı, beyaz azınlıkla siyahlar, karışık ırklar ve Asyalı çoğunluk arasında şiddetli çatışmalar yarattı. Apartheida karşı onlarca yıl süren zorlu mücadele, en sonunda başarıya 1990 yılında kavuştu. En güçlü siyahi örgüt, Afrika Ulusal Kongresi (ANC), 1992'de Güney Afrikalı beyazlar arasındaki bir oylamayla yürürlükten kaldırılan apartheidı, Güney Afrikalı beyaz önderlerin bütünüyle söküp atmasını zorlamak amacıyla, Güney Afrika iş dünyasında ekonomik olarak yıkıcı bir boykot düzenledi. 1994'de ülkenin ilk çok ırklı seçiminde, siyah çoğunluk hükümetin denetimini ele geçirdi ve beyazların hükümeti yüzünden yirmi yedi yıl boyunca hapis yatmış olan ANC'nin siyah önderi Nelson Mandela başkan seçildi.

 

Giddens, Anthony. Sociology. Macmillan, 2001.

 

Tabakalaşma Dizgeleri
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri