Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Pierre Bourdieu

Eğitim ve Kültürel Yeniden-Üretim

Pierre Bourdieu  Kimdir? 

 

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu (1930-2002) yaşam tarzı tercihlerinin sınıfın önemli bir belirteni olduğu yaklaşımını desteklemiştir. Bourdieu, mülk, zenginlik ve girdi gibi materyal mallardan oluşan ekonomik kapitalin önemli olduğunu öne sürer, ama bunun sınıfın anlaşılmasının kısmi bir yanını oluşturduğunu da düşünür. Bourdieu'nun sınıf kavramı aşırı derecede geneldir (Crompton 1993). O, sınıf konumunu niteleyen "kapital"in dört biçimini tanımlamaktadır ama ona göre ekonomik kapital tek geçerli biçimdir. Diğerleri kültürel, simgesel ve toplumsal biçimlerdir (Bourdieu 1986). Bourdieu'a göre bireyler giderek artan bir biçimde kendilerini diğerlerinden ekonomik etkenlere değil ama eğitim, sanatın değerlendirilmesi tüketim ve boş zaman uğraşlarını içeren kültürel kapital temelinde ayırırlar, insanlar kapitalist düzen içindeki varolan tüketim için mal ve hizmet -simgesel ve gerçek olan- satan tüccarların çoğalmasıyla kültürel kapitalin birikim sürecine yardımcı olmuşlardır. Reklamcılar, pazarlamacılar, moda tasarımcıları, stil oluşturucular, iç dekorasyon tasarımcıları, kişisel eğitimciler, terapistler, web tasarımcıları ve birçoğu sürekli genişleyen bir tüketici topluluğu arasında etkili kültürel tatlar ve kurucu yaşam biçimi tercihlerinde bulunurlar. 

Üstelik Bourdieu'un sınıf çözümlemesinde önemli olan -kişinin arkadaşlar ve ilişkiler ağı gibi- toplumsal kapitaldir. Bourdieu, toplumsal kapitali "fazla ya da az kurumsallaşmış, bilinen ve tanınan karşılıklı ilişkilerin sürekli bir ağına sahip olmanın üstünlüğüyle, birey veya grupların kazandığı kaynaklar" olarak tanımlar (1992). Toplumsal kapital kavramı çağdaş sosyolojide önemli bir araçtır ve Bourdiue'un bu terimi tartışması şimdilerde, Amerikalı siyaset bilimci Robert Putnam'la ilgili olan düşüncenin son zamanlardaki gelişiminde önemli bir basamaktır. Bourdieu, iyi bir üne sahip olmayı içeren simgesel kapitalin nihai olarak toplumsal sınıfın önemli bir göstergesi olduğunu öne sürer. Simgesel kapital düşüncesi toplumsal sınıf konumuyla benzerdir. 

Bourdieu'un açıklamasında kapital biçimlerinden her biri, diğerlerinin uğraşlarına yardımcı olan mülkün varlığıyla bağlantılıdır ve bu anlamda genişler. Örneğin çok para kazanan (ekonomik kapital) bir işadamının sanatla ilgili gelişmiş zevkleri olmayabilir ama çocuklarını bu arayışların teşvik edildiği özel okullara gönderebilir ve böylece çocukları kültürel kapitale sahip olurlar. İşadamının parası, onu, iş dünyasındaki kıdemli işadamlarıyla yeni bağlantılar kurmaya yönlendirir ve çocukları diğer zengin ailelerin çocuklarıyla tanışır ve nihayetinde o da kültürel kapitale sahip olur. Benzer biçimde iyi bağlantıları olan geniş bir arkadaş grubundaki herhangi biri, hızlıca şirketinde kıdemli duruma yükselir ve burada ekonomik ve simgesel kapital kazanır. 

Bourdieu ile diğer akademisyenler, sınıfların birbirinden ayrılmasının yaşam tarzlarıyla tüketim özelliklerine bağlı olabileceği konusunda uzlaşmışlardır. Böylece, orta sınıf içindeki gruplar hakkında konuşan Savage (ve diğerleri 1992) kültürel tatlar ve "nitelikler"le ilgili üç sektör betimlemiştir. Kamu hizmeti sektöründeki yüksek "kültürel kapital" ve aşağı "ekonomik kapital" içinde olan meslek sahipleri, egzersiz yapmayı, az alkol tüketimini, kültürel ve toplumsal etkinliklerin içinde bulunmayı gerektiren sağlıklı etkin yaşam tarzlarını izleme eğilimi gösterirler. Bunun aksine, yöneticiler ve bürokratlar yaşamları boyunca az egzersiz yaparak, kültürel etkinliklere çok az zaman ayırarak bunun yerine ev dekorasyonu ve moda tarzlarıyla ilgilenerek yaşamlarını geçirirler. Üçüncü grup olan "postmodernler" herhangi bir belirleyici ilkenin olmadığı ve geleneksel olarak birbirinden hoşlanmayan öğeleri içerebilen bir yaşam biçimini izlerler. Böylece, klasik literatürde yer alan at binme gibi etkinliğe, kaya tırmanışı gibi uç sporlarla, çılgın dans partileri ve Ecstasy kullanımının çekiciliği de eşlik etmeye başlamıştır. 

Sınıflar içindeki ve sınıflar arasındaki tabakalaşmayla ilgili konuşmak genellikle güçtür. Tabakalaşma hem mesleki farklılıklara hem de tüketim ve yaşam tarzlarındaki farklılıklara bağlıdır. Bu, bir bütün olarak toplumdaki eğilmelere göz atmakla doğrulanabilir. Örneğin hizmet ekonomisi ve eğlence ve boş vakit geçirme endüstrisinin hızla yaygınlaşması, endüstrileşmiş ülkelerde tüketimin arttığını gösterir. Modern toplumlar, tüketim toplumları haline gelmektedirler, insanlar daha fazla malı tüketmeye başlamıştır. Pek çok açıdan tüketim toplumu, bir "kitle-toplumu"dur, bu tür bir toplumda sınıf farklılıkları da bir dereceye kadar aşılır; böylece farklı farklı sınıflardan gelen insanların tümü benzer televizyon programlarını izlerler veya sosyetenin oturduğu caddelerdeki mağazalardan giyinirler. Böylelikle sınıf farklılıkları yaşam tarzındaki ve zevklerindeki çeşitlilikle daha da pekiştirilmiş olabilir (Bourdreu 1986). Bu tür değişiklikleri akılda tutmakla birlikte, toplumsal eşitsizliklerin ortaya çıkmasında ekonomik öğelerin önemli bir rol oynadığını görmezden gelemeyiz. Büyük bir çoğunluk için, toplumsal ve fiziksel yoksunlukları yaşayan insanların herhangi bir yaşam tarzı seçme şansları yoktur. Onların durumları ekonomik ve mesleki yapıyla ilgili öğelerce belirlenir (Crompton 1998). 

Sosyologlar, örgüt üyeliğinin meyvelerini, insanların hedeflerine ulaşıp sahip oldukları nüfuzu arttıran toplumsal bilgilerden ve bağlantılardan oluşan toplumsal sermaye olarak adlandırırlar. Toplumsal sermaye kavramı Eski Yunan düşüncesine kadar geri götürülebilse de, ifadenin kendisi ana akım akademik tartışmalarda ilk kez 1980'lerde yer almaya başlamıştır.  Avrupa'da, bu kavram özellikle Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'ye atfedilir. Son on yılda “toplumsal sermaye” teriminin kullanımında, kıvılcımını  Amerikalı siyaset bilimci Robert Putnam'ın (1995, 2000) çaktığı büyük bir patlama yaşanmıştır. Toplumsal sermaye, kullanışlı toplumsal ağları, karşılıklı bir güven ve ödev duygusunu, etkin davranış biçimlerini yöneten normlara ilişkin bir kavrayışı ve genel olarak insanların etkin eylemlerde bulunmalarına izin veren diğer toplumsal kaynakları içerir. Sözgelimi üniversite öğrencilerinin sıklıkla öğrenci topluluklarına ya da gazetelerine üye olmalarının nedeni, kısmen yeni toplumsal beceriler edineceklerini ve mezun oldukları zaman işe yarayabilecek bağlantılar kurabileceklerini ummalarıdır. Sözgelimi, kendilerine iş ararken ya da lisansüstü öğrenime başvuracakları zaman yardımcı olabilecek öğretmenlerle ya da yöneticilerle etkileşim halinde bulunabilirler. 

Toplumsal sermayedeki farklılıklar, aslında daha büyük toplumsal eşitsizliklerin aynasıdır. Genelde, erkeklerin kadınlardan, beyazların beyaz- olmayanlardan, zenginlerin fakirlerden daha fazla sermayeleri vardır. Birleşik Krallık'taki Eton ya da Harrow gibi özel okullarda okumakla edinilen toplumsal  sermaye, çoğu ebeveynin çocuklarını bu okullara göndermelerinin temel nedeniyse de, bu okullar tek bir cinsiyete eğitim verdikleri ve paralı oldukları için, sermaye yalnızca zengin erkek çocuklarının eline geçmektedir. Bu okullara girebilmek, öğrencilere yaşamlarının sonraki dönemlerinde servetlerini ve nüfuzlarını arttırmalarına yardımcı olacak son derece güçlü toplumsal, siyasi ve mesleki kaynağa ulaşma fırsatı verir. Dünya Bankası verilerine göre (2001), iş insanlarının sağlıklı bir ekonomiyi besleyecek etkili “güven ağları” oluşturabildikleri yüksek 
toplumsal sermaye düzeylerine sahip ülkelerin, ekonomik büyüme göstermeleri güçlü bir olasılıktır. Bu durumun bir örneği de 1980'lerde ekonomilerinde hızlı bir büyüme gözlemlenen ve kimi sosyologların bu büyümeyi güçlü iş ağları oluşturabilmiş olmalarına bağladığı Doğu Asya ülkeleridir. 


Pierre Bourdieu: Eğitim ve Kültürel Yeniden-Üretim 


Bu kuramsal yaklaşımların bazı temalarını birbirine bağlamanın belki de en aydınlatıcı yolu kültürel yeniden üretim kavramından geçmektedir(Bourdieu ve Passeron 1977, Bourdieu 1986, 1988).  Kültürel yeniden üretim, okulların, öteki toplumsal kuramlarla 
birlikte, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikleri kuşaktan kuşağa aktararak sürdürmeye yardım etme yollarına karşılık gelmektedir. Kavram, dikkatleri, okulların, Illich'in “gizli müfredat” adını verdiği şey sayesinde, değerlerin, tutumların ve alışkanlıkların öğrenilmesini etkileme araçlarına çevirmektedir. Okul, daha önce edinilmiş kültürel değerlerdeki ve bakış açılarındaki değişimleri pekiştirir; bunlar, okulu bitiren çocukların karşılarına çıkacak fırsatlar bakımından, bazıları için destek bazıları için köstek olurlar. 

Bernstein'ın betimlediği dil kullanım biçimleri, hiç şüphesiz, ilgi ve beğenilerdeki değişimlerin temelini oluşturan bu tür geniş kapsamlı kültürel değişikliklerle bağlantılıdır. Alt sınıftan gelen çocuklar ve çoğu kez de azınlık çocukları, okulda egemen olanla çatışan konuşma ve eyleme biçimleri geliştirirler. Okul, öğrencilere disiplin kurallarını  ve akademik öğrenmeye sevk edici öğretmen yetkesini zorla benimsetir. İşçi sınıfından gelen çocuklar, okula başladıklarında, üst sınıflardan gelen çocuklara göre, daha fazla kültürel çatışma yaşarlar. Aslında, ilk gruba ait çocuklar yabancı bir kültürel ortamın içine düşmüşlük duygusu yaşarlar. Bu çocukların, yalnızca, yüksek bir akademik başarı düzeyi yakalama konusunda daha az güdülenme olasılığı yoktur, aynı zamanda, Bernstein'ın tespit ettiği gibi, edinmiş oldukları konuşma ve eyleme biçimi de öğretmenlerinkiyle, iletişim kurmak için -her iki taraf da elinden geleni yapsa bile, uyuşmaz. Çocuklar okulda uzun saatler geçirirler. Illich'ın vurguladığı gibi, derslerde kendilerine resmi olarak öğretilenden daha fazlasını bu ortamda öğrenirler. Çocuklar, kendilerinden dakik olmalarının ve yetkelerin kendileri için belirlediği işlere kendilerini istekle ve özenle vermelerinin beklendiğini öğrenerek çalışma hayatının nasıl bir şey olacağına ilişkin bir ön deneyim kazanırlar (Webb ve Wester- gaard 1991). 

 

 

Giddens, Anthony. Sociology. Macmillan, 2001.

Pierre Bourdieu Kimdir?
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri