Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Psikanalizin Tanımı

 

Psikanaliz Nedir?

 

Psikanaliz biliminin belirli gelişim dönemlerinde bireyin benliğini konu alan kuramsal çalışmalar pek tutulmazdı. Her nedense pek çok psikanalistte, ilgisini ruhsal yaşamın ne kadar derin katmanlarına yöneltirse, bilim ve tedavi bakımından o kadar iyi bir analiz uygulayıcısı olacağı kanısı yerleşmişti. İlginin, derinlerden daha yüzeysel katmanlara her yükselişi, yani araştırmanın idden bene her yönelişi, psikanalizden tümüyle bir uzaklaşma olarak değerlendirilirdi. Psikanaliz sözcüğü yalnızca, bilinçdışı ruhsal yaşamı inceleyen yeni buluşlar, yani bastırılmış dürtüsel itkilere, duygulara ve fantezilere ilişkin bilgiler için kullanılmalıydı. Çocuğun ya da yetişkinin çevreye uyumu gibi sorunlar, erdem ya da düşkünlük, sağlık ve hastalık gibi değer kavramları, psikanalizi hiç ilgilendirmemeliydi.

 

Psikanalizin konusu yalnızca yetişkinlikte de sürdürülen çocuksu fanteziler, düşlenen haz yaşantıları ve bunların yol açacağından korkulan cezalar olmalıydı. Psikanalizin böylesi bir tanımına psikanalitik literatürde sık sık rastlanır; bu tanım belki de psikanalizle derinlik psikolojisini eş anlamlı sayan, uzun süredir yerleşmiş bulunan dil alışkanlığından kaynaklanmaktadır. Hatta belki geçmişin de bu tanımı desteklediği söylenebilir; çünkü psikanalizin ilk yıllarını incelediğimizde, ampirik bir temel üzerine kurulan öğretinin, her şeyden önce bilinçdışının, bugünkü deyimle idin bir psikolojisi olduğunu görüyoruz. Fakat psikanalitik tedavi göz önüne alındığında, psikanalizle bilinçdışını eş değer tutan böyle bir tanım her türlü doğruluk iddiasını yitirecektir. Analitik tedavinin konusu, başından beri, ben ve benin sapmaları olmuştur. İdin ve çalışma biçiminin araştırılması yalnızca amaca giden bir araçtır. Amaç ise, her zaman aynı olmuştur: Bu bozuklukların giderilmesi ve benin bütünlüğünün yeniden sağlanması. Freud'un yazılarında "Grup Psikolojisi ve Ben Analizi" ve "Haz İlkesinin Ötesinde" ile başlayan yeni yönelim, benliğe yönelik çalışmaları analiz dışı olma şaibesinden kurtarmış, ben yapılarına duyulan ilgi, açıkça dikkatlerin merkezi haline gelmiştir. Bu tarihten başlayarak, "derinlik psikolojisi" teriminin, analitik araştırmanın tüm alanlarını kapsamakta yetersiz kaldığını görüyoruz. Bugün genelde şöyle bir tanım yapıyoruz: Analizin görevi ruhsal kişiliği oluşturduklarını düşündüğümüz üç ruhsal yapı hakkında elden geldiğince geniş bilgi toplamaktır; bunların gerek birbirleriyle, gerekse çevreyle olan ilişkilerinin bilgisini. Ben yönünden bakıldığında bu; benin içerikleri, genişliği, işlevleri, ayrıca dış dünyaya, ide ve üstbene bağımlılıklarının öyküsünün, id açısından baktığımızdaysa; dürtülerin, yani idin içeriklerinin izlenmesi, betimlenmesi ve dürtülerin değişimlerinin izlenmesi anlamına gelir.

 

Anna, Freud. "Ego ve savunma Mekanizmaları." Çev: Yeşim Erim, Bağlam yayıncılık, Ankara (1989).

 

"Bireysel Psikoloji" Adlı Makaleyi Okumak İstiyorsanız Buraya Tıklayın.

Psikanalizin Tanımı
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri