Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Benlik Sunumları I

 

İnsanlar, bulundukları ortama yeni birisi girdiği zaman genelde ya o kişi hakkında bilgi edinme ya da halihazırda sahip oldukları bilgileri kullanma çabası içine girerler. En merak edilenler o kişinin genel toplumsal ve iktisadi durumu, kendini nasıl gördüğü, çevresine karşı takındığı tavır, işinde usta olup olmadığı ve güvenilir olup olmadığı gibi konulardır. Bu bilgilerin bir kısmı sırf iş olsun diye toplanmış gibi görünse de genelde bu merakın gayet pratik nedenleri vardır. Söz konusu kişi hakkındaki bu bilgiler gözlemcilerin kendilerinden ne beklendiği ve kendilerinin karşılarındaki insandan ne bekleyebilecekleri üzerine bir önbilgi sağlayarak durumun tanımını yapmalarına olanak verir. Bu şekilde bilgilenmek söz konusu kişiden istenen tepkilerin en iyi nasıl alınabileceğinin görülebilmesi açısından yararlıdır. 

 

Ortamda bulunanların yararlanabilecekleri pek çok bilgi kaynağı ve bu bilgiyi iletecek pek çok taşıyıcı (veya "işaret aracı") bulunabilir. Gözlemcilerin gelen kişiyi tanımamaları durumunda ise o kişinin görünüş ve tavırlarından aşağı yukarı benzer kişiler hakkında elde edilmiş deneyimlerden yararlanmaya veya daha da önemlisi, denenmemiş klişeleri o kişiye uygulamaya yardımcı olan ipuçları edinmek mümkün olabilir. Ayrıca geçmiş deneyimlerden yola çıkarak belli bir toplumsal çerçevede yalnızca belli tür insanların olabileceği varsayımında bulunabilirler. O kişinin kendisiyle ilgili söylediklerinden ya da kim ve ne olduğuna yönelik sunduğu belgelerden faydalanabilirler. Mevcut etkileşimden önceki deneyimlerinden o kişi hakkında doğrudan ya da dolaylı olarak bilgi sahibi olmuşsalar, şimdiki ve gelecekteki davranışlarını öngörmek açısından psikolojik özelliklerinin ne denli sürekli veya yaygın olduğuna dair varsayımlara başvurabilirler. Ne var ki, söz konusu kişinin başkalarınca gözlemlendiği süre içinde, gözlemcilerin kendi davranışlarını akıllıca ayarlamaları için çok gerekli olan kesin bilgileri sağlayacak yeterli sayıda olay gerçekleşmeyebilir.

 

Çok önemli pek çok bilgi etkileşimin olduğu yer ve zamanın dışında ya da o etkileşimin içinde gizli olarak bulunuyor olabilir. Örneğin, kişinin "hakiki" veya "gerçek" tutumu, inançları ve duyguları ancak kendi sözleri ya da istemdışı gibi görünen dışavurumsal davranışları aracılığıyla dolaylı olarak anlaşılabilir. Benzer şekilde, kişi bir ürün ya da hizmet sunmaktaysa genelde söz konusu etkileşim sırasında hemen oracıkta gerekli bulguların elde edilmesine fırsat olmayacaktır. Kimi olayları doğrudan duyularla algılanamayan birtakım şeylerin alışıldık ya da doğal işareti olarak kabul etmek zorunda kalacaklardır. Ichheiser'in terminolojisiyle, kişinin öyle ya da böyle kendini "ifade edecek şekilde" davranması, gözlemcilerin de bir şekilde "izlenim edinmesi" kaçınılmazdır. 

 

Kişinin kendini ifade etme derecesi (dolayısıyla da izlenim bı rakma kabiliyeti) özü birbirinden çok farklı iki tür işaretleşme faali yeti içerir: verdiği izlenim ve yaydığı izlenim. İlki sözlü simgeleri veya onların yerine geçen şeyleri içerir; kişi bunları yalnızca, ken disinin ve başkalarının bu simgelere yükledikleri anlamları iletmek için kullanır. Bildiğimiz, dar anlamda iletişimdir bu. İkincisi ise gözlemcilerin fail hakkında bulgu sağlayabileceği beklentisiyle değerlendirilen çok çeşitli eylemleri içerir. Buradaki beklenti, eylemin normalde o eylem yoluyla iletilen bilgilerden daha farklı ne denlerle gerçekleştirilmiş olmasıdır. Göreceğimiz gibi, bu aynen yalnızca işin başında anlamlıdır. Tabii ki, kişi bu iki tür iletişim aracılığıyla bilerek yanlış bilgi verebilir. Bu yollardan ilki aldatma, İkincisi ise rol yapma içerir. 

 

İletişim kavramını ister geniş ister dar anlamında alalım, bir kimse başkalarının olduğu bir ortamda olduğu zaman faaliyetlerinin taahhüde dayalı olduğu görülecektir. Büyük ihtimalle gözlemciler söz konusu kişinin iyi niyetine güvenmek zorunda olduklarını, gerçek değeri ancak o şahıs huzurlarından ayrıldıktan sonra belirlenebilecek bir şeye karşılık şu anda ona adil bir karşılık vermeye mecbur olduklarını anlayacaklardır. (Tabii ki, diğer insanlar da fiziksel dünya ile çıkarımlar aracılığıyla baş ederler, ama çıkarımın objesinin bu çıkarım sürecini bilerek kolaylaştırması veya engellemesi yalnızca toplumsal etkileşim alanında söz konusu olabilir). Gözlemledikleri şahıs hakkında yaptıkları çıkarımlara duydukları meşru güvenin derecesi, o kişiyle ilgili olarak halihazırda ellerinde bulunan bilgi miktarı gibi çeşitli etmenlere bağlıdır, fakat geçmişe ait bu tür kanıtlar ne kadar çok olursa olsun çıkarımlara dayanarak eylemde bulunma ihtiyacı tümüyle ortadan kalkmaz.  William. I. Thomas'ın dediği gibi: 

 

"Gerçekte hayatımızı yaşama, karar alma ya da hedeflerimize ulaşma yollarımızın istatistiksel veya bilimsel olmadığını fark etmemiz bizim açımızdan çok büyük önem taşır. Yaşamımızı çıkarımlarla devam ettiririz. Diyelim ki size misafir oldum. Paranızı veya gümüş yemek takımlarınızı alarak kaçıp kaçmayacağımı bilemezsiniz ve bunu bilimsel olarak belirleyemezsiniz. Fakat eldeki çıkarımlara göre ben sizi soymam, siz de çıkarımlarınız ışığında beni misafir olarak kabul edersiniz."

 

Goffman, Erving, and Barış Cezar. Günlük yaşamda benliğin sunumu. Metis, 2009.

 

"Benlik Sunumları II" Adlı Makaleye Devam Etmek İstiyorsanız Buraya Tıklayın.

Benlik Sunumları I
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri