Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

IQ ve Genetik Etkenler

IQ ve Eğitim


Yetenek­teki kalıtımsal farklılıklar sorunu ve bazılarının, eğitim alanında elde edilen kazanımlardaki değişimlerin ve bunun sonucunda gelen mesleki konum ve gelirin zeka farkını yansıttığı iddiaları göz önüne alınmamıştır. Bu tür koşul­lar altında, aslında, doğuştan getirdikleri potansiyellerine eşit olan bir düzeyi yakalamış insanlara bakarak, okul sistemi içerisinde fırsat eşitliğinin var olabileceği ileri sürülmektedir.

 

Zeka Nedir?

 

Psikologlar, zeka adı verilebilecek tek bir insan yetisinin var olup olma­dığını ve eğer varsa, bunun doğuştan belirlenmiş farklılıklara ne ölçüde bağlı olduğunu yıllardır tartışmaktalar. Zekanın tanımlanması oldukça zordur, çünkü bir çok farklı ve çoğu kez de birbiriyle bağlantılı olmayan özellikleri kapsamaktadır. Örneğin, zekanın en “saf” biçiminin soyut matematiksel sorunları çözme yeteneği olduğunu varsayabiliriz. Fakat, bu tür sorunları çözmede çok iyi olan bazı insanlar bazen başka alanlarda, örneğin tarihsel olayları kavramada ya da sanatsal çalışmaları anlamada daha düşük bir yetenek sergileyebilmekteler. Kavram belirli bir tanım içine sokulmaya karşı çok dirençli olduğundan, bazı psiko­loglar (ve bir çok eğitimci, yükümlülü­ğünü yerine getirerek) zekanın “IQ ” Intelligency Quotient, zeka ölçümü anlamına gelmektedir- “testiyle ölçülen şey” olarak kabul edilebileceği öneri­ sinde bulunmuşlardır. Bu önerinin yeterince doyurucu olmadığı açıktır, çünkü zekanın tanımı tamamen döngüsel olmaktadır. IQ testlerinin bir çoğu kavramsal ve sayısal problemlerin bir karışımın­dan oluşur. Test, alınacak ortalama puan 100 olacak şekilde oluşturulur: daha aşağı bir puan alan kişi “ortalama zekanın altında”, daha fazla alan ise “ortalama zekanın üstünde” kabul edilir. Zekayı ölçmedeki esaslı zorluğa rağmen, IQ testi, okul ve işyerlerinde olduğa kadar araştırmalarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

 

IQ ve Genetik Etkenler

 

IQ testinden elde edilen sonuçlar, aslında akademik performansla büyük ölçüde karşılıklı ilişki içindedir; böyle olması da şaşırtıcı değildir, çünkü asıl olarak okuldaki başarıyı tahmin etmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu nedenle, bu sonuçlar, eğitimsel kazanım düzeyin­deki değişimle bağlantılı olan toplum­sal, ekonomik ve etnik farklılıklarla da yakından ilişkilidir. Beyaz öğrencilerin test sonuçları, ortalama olarak, siyahi öğrencilerin ya da dezavantajlı durum­ da olan diğer azınlıklara ait öğrencilerin test sonuçlarından daha iyidir. 1969'da, Arthur Jensen imzasıyla yayınlanan bir makale, beyazlarla siyahlar arasındaki IQ farkını kısmen genetik farklılıklara bağlamasıyla, büyük gürültü koparmış­tır (Jensen 1967,1979). Daha yakınlarda, psikolog Richard J. Herrnstein ve sosyolog Charles Murray, IQ ve eğitim tartışmasını, tartışmalı bir tarzda yeniden açmışlardır. Herrnstein ve Murray, Çan Eğrisi: Amerikan Yaşamında Zeka ve Sınıf Yapısı (The Bell Curve: Intelligence and Class Structure in American Life -1994) adlı kitaplarında, IQ'nün genetik kalıtımla ilişkisini destekleyen o güne kadar toplanmış kanıtların artık yadsınamaz hale geldiğini savunmaktadırlar. Onlara göre, değişik ırk ve etnik gruplar arasında zeka konusunda var olan kayda değer farklılıklar, kısmen, sosal çekimle açıklanmak zorundadır. Aktardıkları kanıtların büyük bir kısmı ABD'de yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Herrnstein ve Murray'e göre, bu kanıtlar, ortalama olarak, bazı grupların diğerlerine göre daha yüksek IQ'ye sa­hip olduklarını göstermektedir. 

Asya kökenli Amerikalılar, özellikle de Japon ve Çin kökenli olanlar, ortalama olarak, beyazlardan, aşırı bir fark olmasa da, daha yüksek IQ'ye sahipler. Bununla birlikte, Asyalıların ve beyazların orta­lama IQ'leri siyahlardan önemli ölçüde daha yüksektir. Herrnstein ve Murray, 156 çalışmadan elde edile bulgulara dayanarak, bu iki ırk arasında ortalama olarak on altı puanlık IQ farkı olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Bu iki yazar, kalıtımsal zekadaki bu farklılıkların, Amerikan toplumundaki sosyal bölün­melere önemli bir açıdan katkıda bulunduğunu ileri sürmektedir. Daha zeki olan bir bireyin, toplumsal skalada yükselme şansı da daha büyüktür. Top­lumun en üst kesiminde bulunanlar, kısmen nüfusun geri kalanından daha zeki oldukları için oradadırlar ki bundan da en altta bulunanların da, ortalama olarak, çok zeki olmadıkları için en altta oldukları sonucu çıkar. Herrnstein ve Murray'i eleştirenler, ırksal ve etnik gruplar arasındaki IQ farkının asıl olarak genetik olduğu görüşüne karşı çıkmaktadırlar. Bu eleştirmenlere göre, IQ'deki farklılık toplumsal ve kültürel farklılıklardan kaynaklanmaktadır. IQ testlerinde, siyahlara ya da etnik azınlıklara göre, zengin beyaz öğrencilerin yaşantılarının bir parçası olma olasılığı daha yüksek olan türden -örneğin, soyut akıl yürüt­meye dayalı- sorular yöneltildiğine dik­kat çekmekteler. Ayrıca, ölçüldüğü varsayılan yeteneklerle hiçbir ilgisi olmayan, örneğin test anında stresli olunması gibi, etkenler IQ test sonuç­larını etkileyebilmektedir. Bir araştır­mada, Afrika kökenli Amerikalıların IQ test sonuçlarının, testi uygulayan kişi siyah değil de beyaz olduğunda altı puan düştüğü kanıtlanmıştır (Karnin 1977).

Diğer ülkelerdeki yoksul etnik azınlıklar -örneğin Hindistan'taki “dokunulmazlar”, Yeni Zelanda'daki Maorisler ve Japonya'daki Burakuminler - üzerinde yapılan gözlemler, ABD'deki Afrika kökenli Amerikalılar ile beyazlar arasındaki IQ farkının toplumsal ve kültürel farklılıklardan kaynaklandığını güçlü bir biçimde desteklemektedir. Bu grupların hep­sinde çocukların IQ testlerinden elde edilen sonuçlar, etnik çoğunluğa ait çocukların test sonuçlarına göre, ortalama on ile on beş puan daha düşük çıkmıştır. Bu sonuç, (ABD dahil) on dört ülkeyi kapsayan karşılaştırmalı başka bir çalışmada elde edilen sonuç tarafından da desteklenmektedir; bu çalışmaya göre, nüfusun genel toplamı dikkate alındığında, IQ seviyesi son yarım yüzyıldır esaslı bir biçimde yükselmiş bulunmaktadır. IQ testleri  düzenli olarak güncelleştirilmektedir. Testin eski ve yeni biçimleri aynı grup­tan insanlara uygulandığında, eski test­ten elde edilen sonuçların önemli ölçü­de yüksek olduğu görülmüştür. Günü­müz çocuklarına 1930'ların IQ testi uygulandığında, çocuklar 1930'ların gruplarına göre testten ortalama 15 puan fazla almışlardır ki bu beyazlarla siyahlar arasındaki ortalama farka karşı­lık gelmektedir. Günümüz çocukları anne babalarına göre kalıtımsal olarak daha zeki değillerdir; değişim büyük bir olasılıkla artan refah düzeyinden ve toplumsal avantajlardan kaynaklan­maktadır. Beyazlar ile Afrika kökenli Amerikalılar arasındaki ortalama toplumsal ve ekonomik farklılık, en azından farklı kuşaklar arasındaki farklılık kadar büyüktür ve bu da IQ sonuçlarındaki farkı açıklamak için yeterlidir. Aynı zamanda, bir gruptan elde edilen ortalama sonucun, grubun herhangi bir üyesinin zeka seviyesini tahmin etmeyle hiçbir ilişkisi yoktur. Bireyler arasındaki IQ test sonuçlarını etkileyen farklılıklar kısmen genetik olabilirken, bazı ırkların diğerlerinden ortalama olarak daha zeki oldukları iddiası, kanıtlanmamış ve kanıtlanamaz bir şey olarak kalmaktadır.

 

Giddens, Anthony. Sociology. Macmillan, 2001.

IQ ve Eğitim
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri