Ad ve Soyad :
E-Posta :
Telefon :
   

Bernstein: Dil Kodları

Eşitsizlik ve Eğitim-Öğretim Kuramları-2

 

Bernstein: Dil Kodları


Illich gibi, Basil Bernstein (1924- 2000) da eğitimin toplumdaki eşitsizlikleri yeniden üretme biçimiyle ilgilenen sosyologlardan birisidir. Çatış­ma kuramını dikkate alan Bernstein (1975) dilsel beceriler üzerine yaptığı bir incelemeyle, eğitimdeki eşitsizlikleri ele alır. 1970'lerde Basil Bernstein, farklı alt-yapılardan gelen çocukların, yaşamlarının henüz ilk yıllarında, daha sonraki okul yaşamlarını etkileyecek, farklı kodlar veya konuşma biçimleri geliştirdiklerini ileri sürmüştür (Bern­ stein 1975). Bernstein, genelde düşü­nüldüğü gibi, kullanılan sözcüklerdeki farklılıklarla ya da sözel becerilerle ilgi­lenmemiştir; özellikle daha yoksul ve daha zengin çocukları karşılaştırarak, dili kullanış biçimleri arasındaki sistematik farklılıklarla ilgilenmiştir.

Bernstein, işçi-sınıfı kökenli ço­cukların konuşmalarının bir basit kod - yani, dilin, konuşmacının dinleyiciler­den anlamalarını beklediği ama dinle­yicilerin daha önce hiç duymadıkları ifadeler içerecek şekilde kullanılma biçimi- sergilediklerini ileri sürmekte­dir. Basit kod, bireyin içinde doğduğu kültürel ortamla bağlantılı bir konuşma biçimidir. Işçi-sınıfından bir çok insan, değerlerin ve normların sorgulanmaksızın öyle diye kabul edildiği ve dilsel olarak ifade edilmediği, güçlü bir aile ve komşuluk kültüründe yaşarlar. Anne- babalar çocuklarının davranışlarını düzelterek, sosyalleşmelerini sağlamak için ya ödüllendirme ya da azarlama yoluna başvurma eğilimindedirler. Basit bir kod içindeki dil, pratik yaşam söz konusu olduğunda iletişim kurmak için, soyut kavramlarla tartışmaktan, süreç­
lerden geçmekten ya da bağ kurmaya çalışmaktan daha uygun bir yoldur. Bu nedenle, basit kod konuşması, alt sınıftan ailelerde büyümüş çocukların ve bu çocukların zamanlarının çoğunu birlikte geçirdikleri akran gruplarının ayırt edici özelliğidir. Konuşma, içle­rinden hiçbirisi sergiledikleri davranış kalıbının nedenini kolaylıkla açıklaya- masa da, grubun normlarına yöneltilir.

Buna karşılık, orta-sınıftan çocuk­ların dil gelişimleri, Bernstein'a göre, bir karmaşık kod -yani, sözcüklerin anlam­larının tek tek durumların isterlerini karşılamak için teke indirilebildikleri bir konuşma biçimi- edinimini içermek­tedir. Orta-sınıftan gelen çocukların dil kullanımım öğrenme yolları, tek tek bağlamlara daha az bağımlıdır; çocuk, kolaylıkla genelleme yapabilme ve soyut kavramları dile getirebilme yeteneğindedir. Bu nedenle, orta-sınıftan anneler, çocuklarını denetlerken, çoğu kez, çocuğun davranışına gösterdikleri tepkinin altında yatan neden ya da ilkeyi açıklama yoluna giderler. İşçi-sınıfın- dan bir anne, daha fazla tatlı yemek isteyen çocuğuna, yalnızca “sana daha fazla tatlı yok” diyerek karşılık verirken, orta-sınıftan bir anne, büyük bir olasılıkla, çok fazla tatlı yemenin insa­nın sağlığı ve dişleri için iyi olmadığını açıklamaya çalışır. 

Bernstein, karmaşık kodlarla ko­nuşma becerisini kazanmış olan çocukların, resmi akademik eğitimin isterle­rini karşılamaya basit kodlarla sınırlan­mış çocuklara göre daha yatkın olduklarını ileri sürer. Fakat, bu, işçi- sınıfından gelen çocukların “ikinci dereceden” bir konuşma biçimine sahip oldukları ya da onların dil kodlarının “yoksul” kodlar olduğu anlamına gel­mez. Bunun ötesinde, bu çocukların kullandıkları konuşma biçiminin okul­larda var olan akademik kültürle çatış­ makta olduğu anlamına gelir. Karmaşık kodlarda ustalaşmış çocuklar, okul ortamına daha kolay uyum sağlarlar. Geçerliliği bugün de tartışılıyor olmakla birlikte, Bernstein'ın kuramını destekleyen kanıtlar vardır. İşçi-sınıfı ve orta-sınıftan çocukların dili üzerinde çalışmış olan Joan Tough (1976), siste­matik farklılıklar bulmuştur. Tough'ının  bulguları, Bernstein'ın, işçi-sınıfından çocuklar, sordukları sorulara genelde daha az yanıt alırlar ya da kendilerine başkalarının akıl yürütmeleri hakkında daha az açıklama yapılır, tezini destek­lemektedir. Daha sonraları Barbara Tizard ve Mardn Hughes (1984) tara­fından yapılan araştırmalarda da aynı sonuçlar elde edilmiştir.

Bersnstein'ın görüşleri, belirli sosyo-ekonomik alt-yapılardan gelen çocukların okullarda neden “daha az başarılı” olduklarını anlamamıza yar­dım etmektedir. Bir çocuğun eğitim şansını azaltan aşağıdaki durumlar basit konuşma koduyla ilişkilendirilmektedir:

1. Çocuk evde sorduğu sorulara büyük bir olasılıkla kısıtlı yanıtlar almaktadır ve bu nedenle de, hayat hakkında, karmaşık kodda ustalaşmış çocuğa göre, hem daha az bilgilenmekte hem de daha az meraklı olmaktadır.

2. Çocuk, okul disiplininin genel kurallarına uymada olduğu kadar, öğretimde kullanılan, soyut ve duygu içermeyen dile karşılık vermekte zorlanacaktır.

3. Öğretmenin, dili, çocuğun hiç de alışık olmadığı bir biçimde kulla­narak anlattığı şeylerin büyük bir çoğunluğu, çocuğa, anlaşılmaz şeyler gibi gelebilir. Çocuk, bu sorunla baş etmek için, öğretmenin anlattığı şeyleri kendisinin bildiği dile çevirmeye kalkışabilmekte ama bu durumda da, öğretmenin
vermeye çalıştığı asıl ilkeyi yakala­mada başarısız olabilmektedir.

4. Çocuk ezbere ya da “talim”e  dayanan öğrenmede çok zorlanma­yacak ama genelleme ve soyutlama içeren kavramsal ayrımları yakalamada büyük sorunlar yaşayacaktır.

 

Giddens, Anthony. Sociology. Macmillan, 2001.

 

Eşitsizlik ve Eğitim-Öğretim Kuramları-2
Site Haritası
© Copyright 2019 Tüm hakları saklıdır. Homopsychologicus Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık
Designed & Developed by Art Web ® Tasarım ve Yazılım Hizmetleri